|
Menopoz tedavisi
yapılmalı mıdır?
Bu tartışmalar hala sürmekte olup birkaç yıl önce
kabul edilenler bugün reddedilebilmektedir. Temel
olarak kişisel farklılıklar nedeniyle kadınların
menopozda karşılaştıkları problemler ve buna
tepkileri büyük farklılıklar göstermektedir.
Yakınmasız, hiçbir sorunu olmadan menopoza
girenler olduğu gibi, menopoza büyük bir sorunlar
yumağı ile girenler de vardır. Büyük çoğunluk bu
iki uç noktanın ortasında yer almaktadır.
Başlıca menopoz yakınmaları olan;
* Ateş basma , terleme ,yüzde kızarıklık gibi
vasomotor değişiklikler
* Kadınlık organlarında çekilmeye(atrofi) ve
kuruluğa bağlı mesane ve cinsel ilişki sorunları
* Ruhsal çöküntü (depresyon),
uykusuzluk,sinirlilik
* Kemik ve eklem ağrıları
* Zihinsel işlevlerde bozulma
kadınların ancak bir kısmı doktora başvurmaktadır.
Bütün bu yakınmalardan, temel olarak yumurtalıkta
yapılan estrojen hormonunun, artık yapılamaması
sorumludur.
Kadın vücüdunda estrojen hormonu azalınca;
* Kalp-damar sistemi
* İskelet sistemi ve kemikler
* Beyin
* Kadınlık organları üzerindeki uyarıcı ve
koruyucu etki ortadan kalkmaktadır.
Böylece ortaya;
* Osteoporoz(Kemik erimesi)
* Kalp-damar hastalıkları
* Kadınlık organlarında çekilme ve işlev
bozuklukları (atrofi)
* Ateş basma, çarpıntı , terleme
* Ruhsal bozukluklar ve Alzheimer hastalığı
(bunama) çıkabilmektedir.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar tüm hastalara
kalp hastalıkları, kemik erimesi, kadınlık
organlarında atrofi ve Alzheimer hastalığının
önlenmesi için dışarıdan estrojen hormonu
verilmesi önerilirken son zamanlarda bu kavram
hızla değişmiştir. Bugün artık tüm dünyada geniş
çalışmaların sonucuna göre (WHI,One Million Women
) ,menopozda hormon yerine koyma tedavileri
(Hormon Replacement Therapy: HRT)
* Kalp-damar hastalıklarını önlememekte, hatta
daha da olumsuz etkileyebilmektedir
* Menopozda hormon kullanan kadınlarda meme
kanseri kullanmayanlardan daha çok görülmektedir.
Ancak yine bu çalışma sonuçlarına göre;
* Ateş basma ,çarpıntı ve terleme gibi vasomotor
belirtilerin en iyi çözümü kadınlık hormonları ise
de , sadece bu nedenle kullanılmamaları
önerilmektedir.
* Osteoporozdan (kemik erimesi) en etkin korunma
yöntemi hormon kullanımıdır. Ancak alternatif
ilaçlar da vardır.(SERM�ler , bifosfonat grubu
ilaçlar,kalsitonin vb)
Böylece birden menapozun bir kader , her kadının
çekmesi gereken bir çile gibi görüldüğü eskilere
doğru bir gidiş var gibi algılansa da yapılan
çalışmalarda kullanılan hormon dozları yüksek ,
hasta seçimi kriterleri farklıdır.
Bugün için en son kararlar ;
* Tedavinin kişiselleştirilmesi (her kadına
ihtiyacı olan yaklaşım)
* Veriecekse en az dozda ve sürekli hormon
tedavisi verilmesi
* Kalp hastalıklarından koruma veya tedavi
amacıyla hormon verilmemesi
* Meme kanseri riski 4 yıldan sonra arttığından
uzun süreli yerine koyma tedavisi için hasta ile
konuşup risklerin anlatılmasından sonra kendisinin
karar vermesinin sağlanması
* Kadınların hemen tedavilerini bırakarak başka
çözümler aramasının önlenmesi, tedavilerine devam
ederlerse muhtemel kazanç ve kayıplarının iyi
anlatılması
* Yeni ilaç ve tedavi seçeneklerinin hastaya
anlatılması şeklindedir.
Bu sonuçlardan sonra, iyi seçilmiş hasta
gruplarında, şikayetlerin yoğun olduğu ilk 5 yıl
içerisinde en düşük dozda hormon yerine koyma
tedavisi, sonraki 5 yıl kemik erimesine yönelik
olarak SERM�ler , daha sonra bifosfanatlar ve 70
li yaşlarda kalsitonin kullanımı gibi protokoller
ortaya atılmıştır.
Kısaca yine doktorunuza danışarak en az kaygıyla
menopoz yakınmalarından kurtulmanız mümkündür.
Hiçbir yakınmanız yoksa kalsiyum desteği,
D-vitamini, egzersiz ve güneş banyosu ile de
sorunsuz veya en az sorunla menapozu
karşılayabilirsiniz. Bitkisel estrojenler (fito
estrojenler) bugün yoğun olarak tartışılmaktadır.
Soya fasulyesi ve yağında bolca bulunan bu
maddeler ilaç olarak da üretilmiş ve piyasaya
sürülmüştür. Ancak her nekadar bitkisel kökenli
olsalar da bu maddelerin ilaç olduğu
unutulmamalıdır. Menopozdaki pap-test,
ultrasonografi,mammografi ve kan tetkikleri ile
yapılan kontroller ise hormon veya ilaç
kullanılsın veya kullanılmasın yapılmaya devam
edilmelidir.
Yazar: Kadinsagligi.com |