|
Latince boğaz anlamında olan guttur kelimesinden
gelen guatr terimi, çeşitli birçok durumu
belirtmek için kullanılır. Aslında guatr sadece
tiroid bezinin büyümesini belirtir. Bu büyüme az.
küçük, lokalize bir şişkinlik şeklinde, veya her
iki lobun daha genel bir şişkinliği şeklinde
olabilir.
Büyüyen tiroid bezi hormonunu, normal, normalin
altında veya aşırı ölçüde salgılayabilir. Nadir
durumlarda büyüme nefes borusunun çevresini
sararak nefes borusunun daralmasına yol açar. Bu
büyüme yutkunmayı zorlaştırabilir. şaşırtıcı olan
şey, genelde guatrların fazla rahatsızlık
vermemesidir. Kişinin boğazında bir basınç veya
şişkinlik hissi duyulduğu çoğu vakalarda
rahatsızlık duygusal gerginlikten
kaynaklanmaktadır.
Geçmişte guatrın en sık görülen nedeni, toprağın
iyot yönünden yetersiz olduğu bölgelerde
beslenmedeki iyot eksikliğiydi. İyotlu tuz
piyasaya çıktıktan sonra, guatr çok daha nadir
görülür oldu, hem de şimdi yiyeceklerimiz öyledir
ki insan iyotlu tuz kullanmasa bile iyot eksikliği
olma ihtimali pek yoktur. Dünyanın başka
yerlerinde eksiklikleri pek de az rastlanan bir
durum olmasa da Amerika Birleşik Devletleri nde
iyot takviyesi almak gereksiz ve dolayısıyla arzu
edilmeyen bir şeydir.
Basit Guatr:
Basit
guatrın özelliği, tiroid bezinin yumuşak ve yaygın
şekilde büyümesidir. En yaygın olduğu dönemler
hamilelik ve buluğ çağıdır şayet basit guatr
estetik problemi yaratacak kadar büyükse,
küçültmek için tiroid hormonu verilebilir
Graves Hastalığı:
Graves
hastalığı, genellikle tiroid bezinde hafif, fakat
genel bir şişme meydana getirir. Bu, tiroid
bezinin 1 aşırı derecede uyarılmasının sonucudur.
Bazen bezin kendisi de büyüyebilir.
Adenomlu Guatr:
Adenomlar,
kendilerini bezin geri kalan kısmından bir duvar
gibi ayıran az çok normal tiroid dokusu
büyümeleridir. çok sık rastlanmayan bir durum
olarak, bir veya daha fazla adenom aşırı
miktarlarda tiroid hormonu üretir ve bunun
sonucunda hipertiroidizm ortaya çıkar. Bazen de
ender olarak bir adenom nefes borusunu kısmen
tıkar ve bu durum yüzeysel olarak astımı andıran
bir nefes alma zorluğu doğurabilir
Tiroid Kanseri:
Çoğu tiroid kanserleri yavaş gelişir. Bunlar,
boyundan radyasyon tedavisi görmüş olan kimselerde
bir ölçüde daha sık görülme eğilimi gösterirler.
Sık görülen tipleri papiler ve folüküler
tiplerdir. Papiler tipi boyundaki lenf bezlerine
yayılma (sıçrama) eğilimi gösterir. Folüküler tipi
akciğerlere ve vücudun daha uzak yerlerine
atlayabilir. Tiroid kanseri gelişirken,
başlangıçta tiroid bezinde küçük bir şişkinliktir
ve bir adenomdan kolayca ayırt edilemeyebilir.
Tiroid Bezinin Medüler Kanseri:
Bu az
görülen bir tiroid kanseri çeşididir. Bu kanserin
hücreleri Kalsitonin denen bir hormon salgılar ve
kanserin ilerlemesi kandaki Kalsitonin
konsantrasyonunu ölçülmesi yoluyla izlenebilir.
Medüler karsinom sıklıkla aynı ailenin üyeleri
arasında ortaya çıkar ve buna tutulan kişide aynı
zamanda feokroma sitoma da bulunabilir.
Lenfositik Tiroidit:
Bu tip
guatra bazen Hashimoto hastalığı denir; bu isim
hastalığı tarif eden Japon pataloğun adıdır. Bu
durumda anormal bir antikor, tiroidin normal
fonksiyonunu kaybetmesine neden olur. Bu etki
hipotiroidizme yol açar. Genelde bez orta derecede
büyümüştür ve doku olarak oldukça esnek lastik
gibidir.
Subakut Tiroidit :Bu,
yutkunma ile artan bir tiroid ağrısına yol açan,
az görülen bir durumdur. Tiroid bezi hafifçe
büyümüş olup çok hassastır. Sedimantasyon hızı
testi denen özel bir test yapılabilir. Subakut
tiroidit durumunda sedimantasyon hızı çok yüksek,
tiroid hormonu değerleri düşük veya yüksek
olabilir. |